5. Pazar, Paskalya Dönemi, A 2017, TR RO, İskenderun

V pasqua_html_7c386883

Yüreğiniz sıkılmasın!

Bugün Mesih İsa’nın bizlere gönderdiği mesaj çok derin ve özeldir. Bu yüzden, bu mesajı anlamanın her zaman kolay olmayacağı gerçeğinin farkında olmalıyız. Bizi yaralayabilir, ya da rahatsız edebilir. Bizler Tanrı’ya genellikle, dünyadaki hiçbir şeyin kalplerimizi O’nun kadar mutlu etmediğini hissettiğimizde arıyoruz. İstediğimiz bu gerçek huzur ve mutluluk eğer yüzeysel kalırsak, bizlere asla dokunmayacaktır. Ama bir yandan da huzur ve mutluluğa giden bu yolu bulmak kolay değildir. İşte bu nedenle, kalplerimiz rahatsız hissedebilir.

İsa bugün bizlere Tanrı Baba’nın hiçbir kimse tarafından görülmediğini öğretmektedir. Dünyada ise, Tanrı’nın oğlu, Tanrı Baba’yı, O’nu kabul eden herkes için açığa çıkarmıştır. Öyleyse, az önce bahsettiğimiz yol, İsa Mesih’in ta kendisidir. Çünkü sadece onun aracılığıyla bu hayattaki amacımıza, yani Tanrı’yla olan birleşmemize erişebiliriz.

Peki bugünkü İncil okumasında bu konu nasıl işlenmiştir? İsa havariyle birlikte paylaştığı Son Akşam Yemeği’nde bizlere yeterli açıklamayı sunmaktadır. İsa Mesih’in bizlere öğretme şekli o akşam yaptıklarıyla bağdaşmaktadır: O havarilerinin ayaklarını yıkamıştır. Bu somut örneğin yanında, havarilerinden birbirilerini, kendisinin gösterdiği gibi sevmesini istemiştir.

İşte Mesih İsa’nın en temel mesajı da budur. Tanrı sevgidir! Ve yürüdüğümüz bu iman yolu, aynı sevgiye yani Tanrı’nın sevgisine daha derin bir bakış açısıyla yaklaşmayı hedeflemelidir.

Her şeye rağmen, bu iman yolunda her şey kolay değildir, kolay olmayacaktır. Bazen karşımıza zorluklar ve güçlükler çıkacaktır. Tıpkı bugün Havarilerin Kitabında okuduğumuz gibi. Tanrı’nın oğlu İsa Mesih’ e inananlar arasında geçen buluşmalarda, Rabb’in öğrencileri yemek masalarında hizmet vermişlerdir. Bazenleri de ortaya başka bir karışıklık çıkmaktadır. O zaman karşılaşılan anlaşmazlıklar, günümüzün sorunlarına çok benzemektedir. O zaman, bu problemi tartışırken, Rabb’in öğrencileri, yemek hizmetinde bulunmaları için başka insanlar da getirmişlerdir. Bu insanlara diyakoz, yani yardımcı denmektedir. Sevgiyi yaşamak, zorlukları ortadan kaldırmamaktadır, ama yine de asla kendi içinde kapalı kalamaz, bir şekilde gösterilmesi gerekir.

Bu gerçeği keşfedebilmek amacıyla Tanrı’dan bizlere lütfunu vermesi için içtenlikle dua edelim. Ve eğer bu hediyeyi alırsak, gerçek sevgiyi hayatımızda uygulayıp dini görevimizi yerine getirebilmemiz için çaba sarfedelim. Amin.

RO

Să nu se tulbure inima voastră!

Mesajul pe care Isus ni-l transmite astăzi este unul foarte profund. Si trebuie să observăm că nu e nici ușor de înțeles. Faptul acesta ne poate bulversa, ne poate deranja. Îl căutăm pe Dumnezeu atunci când inima noastră simte că toate lucrurile de pe lume nu o satisfac. Adevărata fericire pe care ne-o dorim nu o atingem dacă rămânem la un mod superficial. Dar a găsi drumul adevărat nu e atât de ușor. De aceea inima nostră se poate tulbura.

Isus astăzi ne învață că Dumnezeu Tatăl nu a fost văzut de nimeni. Însă venit pe pământ, Fiul lui Dumnezeu l-a revelat pe Dumnezeu tuturor celor care l-au acceptat. Așadar Isus este Calea căci doar prin el putem ajunge la scopul vieții noastre, la comuniunea cu Dumnezeu.

În concret despre ce este vorba? Discursul pe care îl face Isus în Evanghelia de astăzi are loc în seara Ultimei Cine cu apostolii. Ceea ce ne învață Isus se exprimă prin gestul pe care el l-a făcut în acea seară: a spălat picioarele ucenicilor săi. Pe lângă acest gest concret el a cerut ucenicilor să se iubească unul pe altul așa cum el le-a arătat.

Acesta e mesajul funamental al lui Isus. Dumnezeu este iubire! Iar drumul de credință pe care îl parcurgem trebuie să aibă ca scop o apropiere cât mai profundă față de această Iubire !

Dar pe acest drum nu totul este lesne, ușor. Uneori apar dificultăți. Așa vedem în prima lectură care a fost citită, un text din cartea Faptele Apostolilor. La întâlnirile care aveau loc între cei care au crezut în Isus Cristos, Fiul lui Dumnezeu, ucenicii Domnului slujeau la mese. Uneori apărea o anumită confuzie. Supărarea pe care o îlnâlnim acolo îmi pare atât de apropiată zilelor noastre ! Atunci, discutând despre această problemă, ucenicii Domnului au fost inspirați să caute alte persoane pentru a servi la mese. Aceștia au purtat numele de diaconi, adică slujitori. Trăirea iubirii nu exclude dificultățile, însă nu poate fi niciodată închisă în sine.

Să-l rugăm pe Domnul astăzi să ne dea harul de a-l descoperi cu sinceritate. Iar dacă primim acest dar să ne străduim să îi imităm exemplul de iubire, de slujire. Amin.

Lasă un comentariu